Kalkınma Projeleri

Orta vadede gelir üretiminin özünü toplumun zarar görmesini ve zarar vermesini engellemek olarak görmekteyiz. İnsanın mağdur ve muhtaç olmadan önceki durumunu iyileştirmeye yönelik programlar üretmek temel odak noktamız olmaktadır.  

Gelir yaratmada programlar tarım dışı gelirleri ve tasarrufları artırarak hane halkının gıdaya erişim imkânlarını iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaca ulaşmak için, müdahaleler mikro finans programlarını ve artan nakit mahsul üretimini içermektedir.

Yoksulluğun ortadan kaldırılması için yoksulluğun kendisi ortadan kaldıracak çözümler üretmek amacıyla toplumun refah seviyesi yükseltilmesinin gerektiğine inanmaktayız. Yalnızca nakdi yapılan yardımlar aslında sorunu çözmemekte veya ekonomik olarak Afrika’da ekonomik kalkınma için aslında dikiş makinesinin bir kişiden diğerine verilmesinin sorunu sadece geçici olarak çözdüğünü düşünmekteyiz.

Yoksulluk aslında toplumsal bir sorun olduğunun bilincindeyiz. Bireylere yardım etmenin toplumsal sorunlara kalıcı çözümler bulmaktan farklı bir şey olduğunu bilmekteyiz. İnsanlara maddi yardım yaparak aslında insanların günlük hayatlarına müdahale edilmektedir. Bazen iyilik yapmak yerine topluma zarar vermenin endişesi içindeyiz. Ana bir prensip olarak aslolan toplumun zarar veren ve zarar gören olmasını engellemektir.  Sürdürülebilir büyümeyi sağlayan servet yaratımı için metotlar bulmalıyız. Servet, az ya da çok değeri olan ve parayla ölçülebilir her şeyi kapsar. Yoksulluğun karşıtıdır; paranın arkasında yatan değerdir.

Yoksulluğu yenmek istiyorsak, servet ve yoksulluk (yalnızca belirtileri değil) ile ilgili bilgi sahibi olmalıyız. Nakdi yardım olarak para muhtaç insanın bir ihtiyacını giderebilir, ama aslında para bir kaynak olarak yoksullukla savaşma ve servet yaratımı için kullanılan bir araç olması gerektiğini düşünmekteyiz.

Yoksullukla mücadele de asıl iş para vermek değil, yoksul insanlara servet yaratımı için metotlar öğretmektir.

Servet varsa ya tüketim olacak, ya stoklanacak veya yatırım olacaktır. Yatırım olması için elimizdeki varlığın bir kısmını tohum olarak ileride yeniden üretim yapma amacıyla ayrılmasına odaklanmaktayız. Bir ekonomik sistemde servet artırımı için anahtar sözcük yatırımdır. Yatırım serveti arttırır ve yoksullukla savaşır.

Parasızlık yoksulluğun bir ölçüsü ve belirtisidir. Belirtileri tedavi etmek ya da ölçmek ise hastalığı iyileştirmez. Toplumsal bir sorun olan yoksulluk oldukça çeşitlidir. Biz özellikle de beş tanesi çatışma halindeyiz

  1. Hastalık,
  2. Cahillik,
  3. Sahtekârlık,
  4. İlgisizlik ve
  5. Bağımlılık.

Hastalık iş gücü veriminin azalmasına neden olur. Hastalık ve ölüm üretimin üç ana faktöründen çıkarılınca geriye insanların iş gücü kalır. Hastalık toplumdaki duyarlılığın arttırılması ile azaltılabilir ve toplumun servetinin bu amaçla kullanılacağı kişisel harcamalarda kullanılmayacağı temin edilebilir.

Böylece yoksulluğu oluşturan faktörlerin bağlantılı olduğu görülür: sahtekarlık ve cahillik hastalığı arttırır ve üçü de yoksulluğu tetikler.

Cahillik daha öncede belirtildiği gibi utanılacak bir şey değildir yalnızca bir gerçektir. Yalnızlık nedeni ile ortaya çıkar, bazı kişiler bazı konularda bilgi sahibi değillerdir çünkü bu konuda daha önce bir şey (bilgi) duymamışlardır. Yoksulluğa neden olan diğer faktörler cahilliğe, sahtekarlığa ve hastalıklara neden olabilir. Bu faktörlerin her biri eğitim ve bilgilenme olanaklarının azalmasına katkıda bulunur.

Sahtekarlık yoksulluğun önemli bir nedenidir. Güvenilen bir kişinin elindeki 100 birim değeri kendisi için kullanması, toplumun kaybının 100 birimden fazla olmasına neden olur. Ekonomistler bunu “çarpan etkisi” olarak adlandırırlar. Sahtekarlık ilgisizliği, cahilliği ve bağımlılığı doğurur. Bu yüzden yoksulluğun birbiri ile bağlantılı faktörlerinin bir diğer örneğidir.

Burada amaç değerin yargılanması değildir. Sahtekarlığın, cahilliğin, hastalığın ve ilgisizliğin kötü şeyler olduğunu söylemiyoruz. Dini liderlerimiz bize iyiyi ve kötüyü öğretirler. Bu sadece yoksulluğun nedenleri üzerine bilimsel bir analiz (sosyal bilimler).

Toplumsal bir sorun olan yoksullukla savaşta (bu karar toplum tarafından alındıysa), yoksulluğun nedenlerinin tanımlanıp analiz edilmesi gereklidir.

Yoksulluğun diğer nedenleri, pazar, lider, destekleyici kurumların eksikliği, yolsuz ve bozuk altyapıdır. Bu faktörler ise farklı beş faktörün sonucudur: ilgisizlik, hastalık, sahtekarlık, bağımlılık ve cahillik.

Yoksulluk servet gibi mülkiyet ile ilgili olarak farklı şekillerdedir. Yerleşik bir toplumdaki hizmetlerin eksikliği kamu ya da grubun mülkiyeti ile ilgilidir. Bu, sağlık, eğitim, yollar, pazar yerleri, elektrik, telefon ve diğer (sağlık, içme suyu ve gıda arzı gibi ) altyapı olanaklarının eksikliklerini içerir. Bu tip toplumsal servet, yoksulluğun, az maaş, kişinin mülk sahibi olup olmaması, kişisel sermayenin (araçlar, binalar, fabrikalar) olup olmaması ve kişinin beceri eksikliğine bakarak anlaşılabilen kişi mülkiyetinden farklıdır.

Bu metodoloji özel sermaye oluşumuna ve küçük işletmelerin çalışmalarıyla yoksulluk azaltımını vurgular.

Yatırıma Duyulan İhtiyaç:

Bu metoda göre düşük seviyedeki özel yatırım zaman içinde geliştirilirse ülke çapında servet yaratımına ve yoksulluğun azaltılmasına katkı sağlar.

Eğitimci olarak, yatırımın anlamını, onun yoksullukla savaşta ve servet yaratımındaki yerini bilmeniz gerekir (gelir üretimi).

Varolan servet tüketim ya da yatırım için kullanılabilir. Örneğin, mısır bir tüketim maddesidir. Bahçe çapası tarlada kullanılır ve sermaye mallarına örnektir. Sermaye malı direkt olarak tüketilmeyebilir ama servet arttırımına katkı sağlayabilir. Yatırım, servetin sermaye üretimine yönlendirilmesidir. Bu da, toplumdaki servetin artması için gereklidir.

Gelir üretimi için bu tasarıyı uyguladığınız zaman, düşük gelirli girişimcilere tüketim için harcanan serveti yatırım için harcamak için yol göstermiş olursunuz bu da servetin artmasını ve yoksulluğun azalmasını sağlar. Küçük ölçekli üretim işinde özelliklede tarım ürünlerinin üretiminde en verimli çalışanlar bireysel olarak çalışan girişimcilerdir. Üretim ise bütün kıta için oldukça gereklidir ve yoksulluğun azaltılmasında en çok gelecek vaat eden sektördür.

Sizin göreviniz ise düşük gelirli insanlara, özellikle de kadınlara (ayrıca işsizlere, gençlere, engellilere ve zor durumdakilere) servet yaratımını öğretmek yani tarım alanında çalışmayan girişimcileri tarım ürünü öğretir hale getirmektir.

Sonuç:

Sosyal yardım işlerinde olduğu gibi, gelir üretimi ya da yaratımı düşük gelirli müşterilerinize yalnızca bir yapılacak işler listesini takip etmenin ötesine geçer; Sizin için gerekli olan yapılması gerekenlerin arkasında atan sosyo-ekonomik prensipleri anlamaktır.

Önemli prensipleri anlamadan, hareketlerinizin amaç, niyet ve sonucu ile ilgili yanlış kararlar alabilirsiniz.

Sizi yolunuzdan saptırmaya çalışacak birçok insan karşınıza çıkacaktır; bu durumda sizin için yoksulluğu devamlı bir şekilde azalma ve gelir üretimini sağlama yerine uzun vadede bağımlılık ve yoksulluğu arttıracak kararlar (kısa vadede hafifletecek kararlar) verme tehlikesi vardır.

Size yardımcı olmak için, bu bildiri servetin özünü (paradan farklı bir şey olduğunu), toplumun (bireylerin değil) toplumsal bir sorun olan yoksulluğa neden olduğunu, yatırımın anlam ve amacını ve yardımların (bedava para ve mal verilmesinin), hibelerin ya da sübvansiyonların çözüme değil problemlerin artmasına hizmet edeceğini açıklıyor.